Urban Heaven

Sizlerle paylaşacağım bu ilk yazımda, İstanbul’un saklı köşesinde geçirdiğim keyifli anlardan bahsedeceğim. Şehirde, özellikle ‘’İstanbul’’ da yasam bence paha biçilemez,  bir çok da avantajı var ama uzun vadede beni çok yoruyor. Birçoğumuz, trafikti koşturmacaydı derken bu güzellikleri  göremez hale gelip bir de uzerine sinir harbi yaşıyoruz öyle değil mi? Böyle zamanlarda doğaya dönmek, mis gibi çimen kokusunu içine çekmek, yaprakların hışırtıları arasında yürüyüşler yapmak istiyor insan. Malum, bunu güzel İstanbul’umuzda yapabileceğiniz çok fazla yer yok, birkaç saklı cennet hariç…

IMG_3269-copy

IMG_3161 copy

Sıkılmışlık ve tükenmişlik sendromu kıyılarında gezen biz de, hem keyifli bir cumartesi geçirmek, hem de youtube videomda kullanmak üzere kozalak toplamak istedik ve İstanbul’un saklı köşesi “Atatürk Arboretumu’’na gittik bu hafta sonu.

IMG_3223-copy

IMG_3234-copy

IMG_3300-copy

Bu arada “Arboretum’da neymiş? ”dediğinizi duyar gibiyim, hemen açıklık getireyim.  Dilimize latinceden girmiş “Ağaç Parkı” anlamına gelen bir kelime arboretum. Hatta ‘’Ağaç Müzesi’’ de denebilir çünkü içerde daha önce görmediğiniz yüzlerce farklı türde ağaç ve odunsu bitki sergileniyor. Ağaç sevgisinin daha da önem kazandığı şu günlerde, böylesine güzel yerlerin daha fazla olmasını içi burkularak temmenni ediyor insan. Bütün bu güzellikler arasında kendimizi kaybeden, hatta neden bu kadar mutlu olduğumuza anlam veremeyen biz, uzun bir yürüyüş yaptık mis kokan cumartesi gününde. Kozalaklara da, arboretuma gitme sebebimiz olduğu için minnettar kaldık…