Saç Bakımı Rutinim

Youtube kanalım ve instagram hesabımdaki birçok postta saç rengim, uyguladığım bakımlar hakkında
birçok soru alıyordum. Sizler tarafından çok istenen Saç Bakımı Rutinim videomda günlük ve haftalık
bakım önerilerimi bulacaksınız. Hem küçük sırlarımı hem de ürünleri uygulayarak paylaştım.
Umarım yararlı olur ve keyifle izlersiniz. 🙂

Untitled-1_

Çocukluğumda neredeyse beyaza yakın olan sarı saçlarım, 20’li yaşlar itibariyle hormonlarında etkisiyle
2-3 ton koyuldu. Kuaförlerin saçlarımı boyamama ısrarı sayesinde 26 senedir sarışınım ve dönem dönem
saç uçlarımı ombre işlemiyle biraz daha açtırıyorum, Baz rengi kendi saç rengim olmasına rağmen
saç uçlarımda maalesef ki işlem var dolayısıyla işlem görmüş saçlara sahibim.. 

Özellikle sağlıklı ve parlak saçlar istiyorsak işlem gören saçlar bakıma daha fazla
önem vermeli ve doğru ürünler tespit edilmeli. Tabi ki beslenme şeklimiz de sağlıklı saçlar için
çok önemli ama eğer günlük/haftalık ve aylık bakımlara dikkat edilmezse belki saçlarımızı kaybedebiliriz bile.
Çünkü bakımlar yıpranan saçları onarırken aynı zamanda koruyucu etkiye de sahiptir. 

Haftada 3-4 kez banyo yaptığım için kullandığım şampuanın uygun fiyatlı olması
benim için avantaj oluyor. Fiyat – performans açısından güzel sonuçlar aldığım L’OREAL ELSEVE ‘in
renk koruyucu bakım şampuanı yıpranan saç uçlarımı onarıyor ve saç rengimin matlaşmasını önlüyor.
Sizde saçınızın yapısı ve ihtiyacına göre şampuan seçerseniz daha kesin sonuçlar alırsınız.
Dolayısıyla saçlarınız boyalı veya işlem görmüşse bu ürünü tavsiye edebilirim.

Elseve’e benim için alternatif olan bir başka şampuan PAUL MITCHELL‘ ın Awapuhi serisi.
Öncelikle her saç tipine uygun olan bu ürün, sülfatsız ve keratin destekli. Haftada 2 defa bunu kullanmaya
dikkat ediyorum ve kullandığımda saçlarım kesinlikle daha kolay taranıyor, kabarmıyor ve daha parlak oluyor.
Keratin destekli ürünler işlem gören saçlarınızı kontrol altına almak için güzel bir yol. 

IMG_4690

Boyalı saçlar şampuan sonrası saç kremi olmadan yapamaz bilirsiniz.
Aslında benim bu konuda kendimi bildim bileli uyguladığım bir sırrım var! Ben saç kremi
yerine her banyodan sonra saçlarıma saç maskesi uyguluyorum ve  PAUL MITCHELL‘in keratinli
maskesinden kesinlikle çooook memnunum. Özellikle keratinli saç maskeleri saçlarınızı anında
nemlendirir ve yoğun bir parlaklık sağlar. Cansız saçların onarılması,
hızlı uzaması ve parlamasını istiyorsanız tavsiye edebileceğim bir ürün…

Yine her banyo sonrası saç uçlarıma PANTENE ‘in argan yağını uyguluyorum. Aslında diğer
kullandığım ürünlere biraz destek amaçlı oluyor veya eğer keratin maskesi kullanmamışsam o açığı kapatıyor.
Banyo sonrasında hafif nemli saçlarımın boy ve uçlarına 1-2 pompa ürün alarak uyguluyorum.
Siz kuru saçınıza şekil vermek için de uygulayabilirsiniz.

IMG_4710_

Saçlarınıza bakım yapmak ve daha birçok amaçla kullanabileceğiniz efsane bir diğer ürün,
THE LIFECO‘ nun tamamen doğal, bu organik hindistan cevizi yağı. Saç ve cilt bakımında
kullanabildiğiniz gibi cildinizi bununla temizleyebiliyor  ve yemeklerinize de katabiliyorsunuz.
Hindistan cevizi yağını genellikle haftalık bakımlarımda kırılan saç uçlarımı onarmak
amacıyla kullanıyorum. Eğer mevsimsel bir saç dökülmesi yaşıyorsam da
saç diplerime masaj yaparak bölgesel veya tüm saçıma uyguluyorum. Saçlarınızın
uzamasını hızlandırmak içinde güzel bir yöntem olacaktır.

IMG_4679

Saç Bakımı Rutinim de tüm bunları detaylı olarak inceleyebilir ve nasıl
uygulandığını görebilirsiniz. Uygulama için videomu izlemeyi unutmayın. 

Kendin Yap | Bere Yapımı

 

Kış aylarına selam gönderdiğimiz şu günlerde evden çıkarken hem şık olmak hemde yağmurdan çamurdan
korunmak daha bir önemli oluyor. Özellikle sizde benim gibi şemsiye taşımaya üşeniyorsanız, çareyi berelerde
ya da son dönemin modası şapkalarda arıyorsunuzdur diye düşünüyorum 🙂

 

IMG_3053

 

Taktığınız berelere çok basit yöntemlerle yenilikler getirebileceğinizi biliyor muydunuz?
En fazla yarim saatte eski berenizi yepyeni bir görünüme kavuşturabilirsiniz tıpkı benim gibi.
Zara’dan bu sezon bayılarak aldığım örgü beremi sadece birkaç kristal taşla bana göre daha
“havalı” bir hale getirdim ve bu keyifli anları da sizlerle paylaşmak istedim 🙂
“Kendin yap” projelerinden keyif alıyorsanız kağıdı kalemi hazırlayın hadi, başlıyoruuuuuuzzzz !

Malzemeler:

Kristal Taşlar (9 tane kullandım)
Siyah iplik
iğne
Makas
Bere

 

IMG_3074

IMG_3084

 

Yapımı:
Azıcık dikiş bilmeniz yeterli. Öncelikle; siyah ipliği iğneden geçirin ve iki minik düğüm
atın. İpliğin sabit kalması için iğneyle iki kez bereyi dikin. Bunu her bir kristal taş için tekrarlayacağız….

 

IMG_3087

IMG_3094

 

Sıra geldi kristal taşları bereye tutturmaya. Benim kullandığım taşların üzerinde, iğneyi
geçirebileceğim minik delikler var. Muhtemelen sizin alacaklarınızda da olacaktır(delik yoksa almayın:).
İpliği bu deliklerden geçirerek bereye sabitleyin. Çift sıra dikerseniz daha sağlam olur ve yıkandıktan
sonra herhangi bir hasar görmez. Bu işlemi her bir kristal taş icin ayrı ayrı tekrarlayın ama taşların aynı sırada kalması için
özen göstermeyi unutmayın. en azından ben simetrik olmasını istediğimden böyle olması için çaba gösterdim.
Dilerseniz asimetrik de dikebilirsiniz.

 

IMG_3108 copy

IMG_3096

IMG_3125

IMG_3153 copy

 

Elinizin dikişe yatkınlığına göre 15-30 dakikada bereniz bitecek ve çoook şık bir sonuç alacaksınız! Sizde şimdiden güzel günlerde kullanın! 🙂

Urban Heaven

Sizlerle paylaşacağım bu ilk yazımda, İstanbul’un saklı köşesinde geçirdiğim keyifli anlardan bahsedeceğim. Şehirde, özellikle ‘’İstanbul’’ da yasam bence paha biçilemez,  bir çok da avantajı var ama uzun vadede beni çok yoruyor. Birçoğumuz, trafikti koşturmacaydı derken bu güzellikleri  göremez hale gelip bir de uzerine sinir harbi yaşıyoruz öyle değil mi? Böyle zamanlarda doğaya dönmek, mis gibi çimen kokusunu içine çekmek, yaprakların hışırtıları arasında yürüyüşler yapmak istiyor insan. Malum, bunu güzel İstanbul’umuzda yapabileceğiniz çok fazla yer yok, birkaç saklı cennet hariç…

IMG_3269-copy

IMG_3161 copy

Sıkılmışlık ve tükenmişlik sendromu kıyılarında gezen biz de, hem keyifli bir cumartesi geçirmek, hem de youtube videomda kullanmak üzere kozalak toplamak istedik ve İstanbul’un saklı köşesi “Atatürk Arboretumu’’na gittik bu hafta sonu.

IMG_3223-copy

IMG_3234-copy

IMG_3300-copy

Bu arada “Arboretum’da neymiş? ”dediğinizi duyar gibiyim, hemen açıklık getireyim.  Dilimize latinceden girmiş “Ağaç Parkı” anlamına gelen bir kelime arboretum. Hatta ‘’Ağaç Müzesi’’ de denebilir çünkü içerde daha önce görmediğiniz yüzlerce farklı türde ağaç ve odunsu bitki sergileniyor. Ağaç sevgisinin daha da önem kazandığı şu günlerde, böylesine güzel yerlerin daha fazla olmasını içi burkularak temmenni ediyor insan. Bütün bu güzellikler arasında kendimizi kaybeden, hatta neden bu kadar mutlu olduğumuza anlam veremeyen biz, uzun bir yürüyüş yaptık mis kokan cumartesi gününde. Kozalaklara da, arboretuma gitme sebebimiz olduğu için minnettar kaldık…